ada_yapi_su.jpg

ANA SAYFA
REFERANSLAR
PEYSAJ ÇALIŞMALARIMIZ
SU HAKKINDA
SU HABERLERİ
SU HAKKINDA
Boş Sayfa
DÜZCE

SU HAKKINDA


SUYUN ÖNEMİ
Tamamen ikame edilemeyen bir kaynak olan su; yaşayan bütün canlılar için en önemli doğal kaynaklardan biridir. İnsan kullanımı, ekosistem kullanımı, ekonomik kalkınma, enerji üretimi, ulusal güvenlik gibi suyun gerekli olduğu birçok sektör vardır. Ancak, özellikle son 20 yıl içinde artan insan nüfusu ve bunun sonucu olarak artan su talebi, küresel bir su krizini gündeme getirmiştir. Bunun yanı sıra, hızla artan dünya nüfusu ve su talebiyle birlikte ekonomik, politik ve çevresel konulardaki mücadeleler ve çekişmeler çok daha yaygın ve ciddi boyutlara ulaşmıştır. Su kaynakları; miktar, kalite ve tüm diğer sektörel kullanımlar açısından birçok ciddi sorunla karşı karşıyadır.

Su yenilenebilir bir kaynaktır, bu anlamda sürdürülebilir kullanımı mümkündür; Ancak günümüzde hızlı tüketim, kaynaklardan yararlananlara eşit fırsatlar ve yararlar sağlayacak şekilde sürdürülebilirlikten çok uzaktadır. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000- 10.000 m3 arasında olmalıdır. Kişi başına düşen yıllık 1430 m3’lük kullanılabilir su miktarıyla Türkiye, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir. Türkiye dünyanın en hızlı nehirlerinden birkaçına sahip olsa da su rezervleri bakımında alt sıralarda yer almaktadır. Türkiye’de su kaynaklarının yönetiminde akılcı ve sürdürülebilir politika ve uygulamalar hayata geçirilmez ise gelecekte ciddi sıkıntılar yaşanması kaçınılmaz olacaktır.


SUYUN CANLILAR İÇİN ÖNEMİ

Su canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir.

En küçük canlı organizmadan, en büyük canlı varlığa kadar, bütün biyolojik hayatı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta tutan sudur.

Hayatımızı idame ettirebilmemiz için en önemli besin kaynağımız olan su, dolaşım ve sindirim sistemlerinin çalışmasında temel unsur olduğu gibi, vücudumuzdan artık ve zehirli maddelerin atılmasında da mühim bir vazifeyi yerine getirir.

Su hayattır. İnsan organizmasının önemli bir kısmı sudan meydana gelir. Kan dolaşımının olabilmesi, vücudun zararlı maddelerini atabilmesi, iç zarlarının kurumadan görevini yapabilmesi için hep suya ihtiyaç vardır. Bunun için sağlıklı her insanın aşırı terleme ve ishal halleri dışında, günde en az 1.5 litre suya ihtiyacı bulunmaktadır.

Dünyamızın 3/4 'ünü Su kaplamaktadır. Vücudumuzun % 60nı su teşkil etmektedir.

Dünyadaki suların ancak %2.5'i tatlı sudur.Bunun da %70'i buzullarda, toprakta, atmosferde, yeraltı sularında bulunur ve kullanılamaz durumdadır.

DÜNYADA SU YETERLİ DEĞİL!

Nüfusun hızla artması, buna karşılık su kaynaklarının sabit kalması sebebiyle su ihtiyacı her geçen gün artmaktadır.

Dünyada kişi başına su tüketimi yılda ortalama 800 m3 civarındadır. Dünya nüfusunun yaklaşık % 20sine karşılık gelen 1,4 milyar insan yeterli içme suyundan mahrum olup, 2,3 milyar kişi sağlıklı suya hasrettir.

Buna ek olarak, 2050 yılında su sıkıntısı çeken ülkelerin sayısı 54e, bu şartlarda yaşamak zorunda kalan insanların sayısı 3,76 milyara yükselecektir. Bu durum 2050 de 9,4 milyar olması beklenen dünya nüfusunun % 40ının su sıkıntısı çekeceği anlamına gelecektir.

Yeryüzünde her yıl çoğunluğu çocuk olmak üzere 2 milyon insan uygunsuz su kullanımı ve kötü hijyenik şartlar neticesinde ortaya çıkan barsak enfeksiyonlarından hayatını kaybetmektedir.

Ayrıca kronik flor eksikliği ve benzeri pek çok durum da çok ciddi bir problem haline gelmektedir.

Hala Dünyamızın pek çok bölgesinde Hepatit A ve sıtma ciddi bir sağlık problemi olarak önemini korumaktadır.

Kullanılabilir su kalitesini artırmak ve sağlık şartlarının iyileştirilmesi ile bunları engellemek mümkün olacaktır.

Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000 - 10.000 m3 arasında olmalıdır ve Türkiye su zengini bir ülke değildir. Türkiye de kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.430 m3 tür.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Doğa yeniden su üretemez. Geri dönüşen su milyonlarca yıl önceki suyun aynısıdır.
10 dakikada 1 kahve fincanını dolduracak bir delik, yılda 11.000 litre suyun boşa gitmesine yol
Su akıtan bir tuvalet sifonu bir yılda 83.000 litre suyun boşa gitmesine sebep olur. Bu miktar suyla bir yıl boyunca, her gün 3 defa banyo yapabilirsiniz.
Duş alırken bir dakikada 18 litre su tükettiğinizi, Bu miktarında 90 bardak suya eşit olduğunu,
Diş fırçalama ortalama 3 dakikadır. Eğer musluk açık bırakılırsa her fırçalama için ortalama 15 litre suyu boşa akıtmış oluruz.
Bahçenizi buharlaşmanın az olduğu sabah ve akşam saatlerinde sulayarak su tasarrufu yapabileceğinizi,
Bahçenizi hortum veya fıskiye yerine kova ile sulayarak su tasarrufu yapabileceğinizi,
SU TASARRUFUNDA GENEL TEDBİRLER

Tarım teknolojisinde az su tüketen sulama usullerinin (damla sulama ve püskürtme gibi) geliştirilmesi,
Sanayi sektöründe az su kullanan üretim teknolojisi geliştirilmesi, geri kazanımlı su yöntemlerinden faydalanma,
Toprakta suyun depolanmasını arttırmak için erozyona engel olunması maksadıyla teraslama yapılmalı, bitki örtüsü tahrip edilmemeli, çünkü suyun depolanan miktarı toprağın derinliği ve organik madde oranı ile sıkı bir ilişkiye sahiptir.
Bitkiyle örtülü bir toprak toprağa giren yağış suyu miktarını çıplak toprağa kıyasla iki katına çıkarmaktadır.
Hızlı nüfus artışını önleme,
Suyun gerçek değerini anlayabilecek kadar bilinçlendirme için eğitim,
Yer altı sularının kirlenmesini önleme,
Aşırı derecede yer altı suyu kullanımına kanuni tedbirlerle kısıtlama getirme.
SUYUN TASARRUFLU KULLANILMASI İÇİN BİZLER BİREY OLARAK NELER YAPABİLİRİZ?

Mutfak:

Evde harcanan suyun yüzde 10u mutfakta kullanılır. Pişirme, temizleme, yıkama ve içme maksatlı su kullanımında birkaç noktaya dikkat ederek harcamanızı kısabilirsiniz.
Sebze ve meyvelerinizi akar suyun altında yıkamak yerine, bir kabın içinde yıkayın. Yıkama sularını daha sonra çiçeklerinizi sulamak için tekrar kullanın.
Ispanak, semizotu, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeleri ayıkladıktan sonra ilk yıkama suyuna sirke koyarsanız daha kolay temizlenir.
Elde bulaşık yıkarken mümkün olan en az miktarda deterjan kullanın. Daha az deterjanı durulamak daha kolaydır. Deterjan yerine doğal yeşil sabun kullanırsanız balıklar ve diğer deniz canlıları daha da memnun olur.
Suyu boşa akıtmayın.
Sadece ihtiyacınız olduğu kadar su ısıtın. Böylece elektrik ve gaz masrafından da kısabilirsiniz.
Musluğun altına yıkadığınız tabakları üst üste koyduktan sonra durulamaya başlayın. Daha az suyla temizleyebilirsiniz.
Elde yıkadığınızda, bulaşık durulama suyunuzu biriktirip tuvaletlere dökmek için kullanabilirsiniz.
Bulaşık makinenizi tamamen dolduğunda çalıştırın.
Sebze haşlarken üstlerini kapatacak kadar su kullanın ve tencerenin kapağını kapalı tutun. Hem sebzeleriniz daha çabuk pişer, hem de enerji tasarrufu yapabilirsiniz.
Makarna ve sebze haşlama sularını dökmeyin, çorbalarınızda kullanabilirsiniz.
Donmuş yiyeceklerin buzu çözülsün diye akar suyun altına tutmayın. Kullanmadan bir gece önce buzdolabında çözülmeye bırakın. Daha sağlıklı bir yolu tercih etmiş olursunuz.
Sıcak su borularını yalıtkan malzemeyle kaplayın. Boruların ısınmasını beklerken musluğu açıp suyu ziyan etmemiş olursunuz.
Sıcak su tertibatınızda termostat ayarının çok yüksek olmamasına itina gösterin. Aşırı derecede ısınmış suyu soğuk suyla ılıtmaya çalışmak israftır.
Çamaşır:

Evde harcadığımız suyun yüzde 15-20’si çamaşır yıkamak için kullanılır. Çamaşır için sadece sadece su değil, enerji ve deterjan da harcanır.
Çamaşır makinenizi tamamen dolduğunda çalıştırın. Bu şekilde, her yıkamada 10 litreye kadar su tasarruf edebilirsiniz.
Elde çamaşır yıkarken aynı suda önce beyazları; sonra renklileri yıkayabilirsiniz.
Çamaşırdan arta kalan suyu yerleri silmek veya tuvaletinize dökmek için kullanabilirsiniz.
Banyo:

Evde en çok su banyoda harcanır. Günlük harcamamızın yüzde 40’ı banyodadır.
Banyoda su tasarrufunun en kolay yolu suyu tasarruflu kullanan duş başlığı ve sifon taktırmaktır. 6 dakika duş yaptığınızda, tasarruflu duş başlığıyla her banyoda 50 litreye kadar daha az su harcamış olursunuz.
Banyo suyunun ısınmasını beklerken suyu bir kovaya doldurun.
Yıkanacağınız zaman küveti doldurmayı değil, duş yapmayı tercih edin.
Küvette yıkanmak isterseniz sadece yarısını doldurun.
Küvetinizi, suyun sıcaklığını kontrol ederek doldurun. Sıcak suyu sonradan ılıtmak su ziyanına yol açar.
Banyo suyunuzun akıp gitmesine izin vermeyin. Bu suyu araba yıkamak veya tuvalete dökmek için kullanabilirsiniz.
Daha kısa süre duş yapın. Yıkanma sürenizi sabunlanma, yıkanma ve durulanma ile sınırlayın. Tuvaletinizi çöp kutusu gibi kullanarak elinize geçenleri atmayın. Gereksiz yere sifonu çekmeyin.
Dişlerinizi fırçalarken, yüzünüzü yıkarken suyu akar vaziyette bırakmayın. Bu şekilde günde 10 litreye kadar sudan tasarruf edebilirsiniz.
Tıraş bıçağınızı akar suyun altında değil, bir tas suyun içinde durulayın.
Musluklar:


Musluklarınız su damlatıyorsa mutlaka tamir ettirin. Damlayan musluklar günde 30-200 litre suyun ziyan olmasına sebep olur.
Damlayan musluklarınızın altına suyun birikebileceği kaplar koyun.
Bahçe:

Bahçenizi, çiçeklerinizi sulamak için günün serin saatlerini seçin. Sabah ve akşam gün batımı daha iyi zamanlardır. Öğle sıcağında sularsanız, buharlaşma ile suyun büyük bölümünü kaybetmiş olursunuz. Çiçeklerinizi sularken kaldırımları değil, sadece çiçekleri sulayacağınız şekilde hareket edin.
Yaşadığınız yerin iklimine uygun, yerli bitkileri ekin. Yerli bitkiler daha az su ve daha az bakım ile büyüyebilir.
Kaldırım ve yerleri suyla yıkamak yerine çalı süpürgesiyle süpürün.
Kurak zamanlarda bahçenize veya balkonunuza kuşların su içip banyo yapabileceği kaplar koyabilirsiniz.
Yağmur suyu:

Yağmur suyunu biriktirecek büyük su tankları büyük tasarruf sağlayabilir. Yağmur suyu özellikle bahçe sulamak ve araba yıkamak için kullanılabilir.
Bu tür bir su tankı için yeriniz yoksa yağmur veya kar yağdığında kovalara, leğenlere su biriktirebilirsiniz.
Su kıtlığı çeken ülkelerde yağmur suyu biriktirilerek evin su tertibatına dahil edilebilmektedir. www.isu.gov.tr

Günde ne kadar su içmeliyim?
Su vücudumuzdaki organ, doku ve eklemlerin en önemli ve temel bileşenidir. Vücudumuzdaki her organın varlığı suya bağlıdır. Vücudumuzun %75'i sudan meydana gelmiştir. Beynin %85'i, kanın %90'ı, kasların %75'i, böbreklerin %82'si ve kemiklerin %22'si sudur. Vücudumuzdaki organlar ve salgı bezleri eğer iyi ve temiz su ile beslenmezse sonunda görevlerini yapamaz hale gelirler.
Yetişkin bir insan her gün terleme, idrar ve soluk yoluyla yaklaşık 2,5 litre su kaybeder. Vücuttaki su oranı %5 düştüğünde sorunlar gözlenmeye başlar. Yetişkin bir bireyde bu bitkinlik ve huzursuzluk olarak kendini gösterir. Bebeklerde de bu belirtiler su kaybının işareti olabilir. Yaşlı bir insan için %5 su kaybı, özellikle sodyumla birlikte vücuttaki elektrolit oranı düşeceğinden vücut kimyasının bozulmasına neden olur. Bu kişilerde yaşlılık belirtileri genellikle kırışıklık, durgunluk ve hatta uyumsuzluk şeklinde görülür. Vücuttaki su kaybı uzun süre devam ederse, yaşlanma etkisi ve hastalık riski hızlanarak artar.
Eğer yeterli miktarda sıvı almazsak, hücreler dolaşım sisteminden yani kandan sıvı çekerler. Bu da kalbin zorlanmasına sebep olur. Aynı zamanda böbrekler suyu iyi süzemez. Böyle bir durumda böbreğin görevini karaciğer ve diğer organlar üstlenir ve bu durum bu organlarda şiddetli tahribata neden olur. Bunlara ilaveten, kabızlık, deride kuruluk ve kaşıntı, sivilce, burun kanaması, idrar yolları enfeksiyonu, öksürük, nezle, sinüzit ve baş ağrısı gibi sağlık sorunları da görülebilir.

Peki benim için ne kadar su yeterli?

Vücudunuz için gerekli su miktarı ağırlığınızla doğru orantılı. Basit bir hesaplama için vücut ağırlığınızı 32 gram ile çarpabilirsiniz.

Su hakkında
Suyun adeta sihirli bir içecek olduğunu herkes biliyor. Sağlıklı ve güzel olmanın, ciltteki ve vücuttaki nemin korunmasının temel koşulu bol su içmek.

Su hakkında
Suyun adeta sihirli bir içecek olduğunu herkes biliyor. Sağlıklı ve güzel olmanın, ciltteki ve vücuttaki nemin korunmasının temel koşulu bol su içmek.

NEDEN SUSARIZ?
Susamak, tiroid bezinin ağız yoluyla bize ulaştırdığı bir mesaj olup; sulanmaya ihtiyacın var anlamını taşımaktadır. Ancak bu kişisel ve psikolojik boyutları olan ve kişiden kişiye farklılık gösteren bir ihtiyaçtır. Kimi insanlar günde 2 bardak su içerken, kimilerinin tükettiği su miktarı 2 litre olabilir.

NE ZAMAN SU İÇMELİYİZ?
Çok basit bir şekilde cevaplamak gerekirse; istek duyduğumuz an dememiz mümkün. Bazı bünyelerin suya daha çok ihtiyaç duyduğu, bazılarının da azla yetindiği sıkça rastlanan bir durumdur. En iyi yöntem ise az ve sık, özellikle de yemeklerin hazmedildiği saatlerin dışında içmektir. Ancak güç sarfederken kesinlikle içmemeye çalışın ve karşılaşmalar sırasında sadece suyla ağzını çalkalayan boksörleri düşünün. Eski zamanlarda madenlerde çalışanların da susadıkça bu yöntemi denediği bilinen bir gerçek. Eğer bir defada çok su içerseniz günün birinde böbreklerin iflas etme olasılığı çok fazla. Özellikle sabah yataktan kalkar kalkmaz ve de aç karnına bir bardak su içmek ise tüm organizmayı temizleyerek, toksinlerden arıtıyor. Zinde ve dinç olmayı sağlıyor.

SU ZAYIFLATIR MI?
Elbette hayır. Aynı şey maden suyu için de geçerli. Bir gram bile kaybetme olasılığınız yok. Durmadan su içmenin ve ardından tuvalete gitmenin kesinlikle incelmenize bir katkısı bulunmuyor. Hatta dolaşım sisteminden kaynaklanan ve yaygın bir şekilde selüliti olanların ise fazla su içmekten dolayı şişebileceğini de belirtmekte yarar var. Aşırı su içmenin sonunda vücudun atmakta zorlandığı su, bünyede tutularak ödemlere dahi neden olabilir.

O HALDE NE YAPMALI?
Suyu tatlandırabiliriz. Örneğin hoş kokulu ve dolaşımı hızlandıran bitki çayları denenebilir. Ancak kesinlikle su atıcı ilaçlara ilgi göstermeyin; bu ilaçlar böbrekleri aşırı yorduklarından istenmedik sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

YAZIN KIŞA ORANLA DAHA FAZLA SU İÇMEK GEREKİR Mİ?
Evet kesinlikle yazın daha fazla su içmeliyiz. Özellikle yaz aylarında vücut ısındıkça daha fazla terler ve su kaybeder. Dolayısıyla su stokunu sık sık ve kışa oranla daha fazla miktarlarda yenilemek şarttır.

MADEN SUYU MU YOKSA KAYNAK SUYU MU?
Her su tadına özellikle de içindeki madeni tuzlara ve oligo-elementlere göre diğerlerinden ayrılır. Kaynak suyuyla, maden suyu arasındaki temel fark ise kaynak suyunun sağlık üzerinde özel bir takım etkilerinin olmadığı ve maden suyu gibi değişmez bir içeriğinin bulunmadığıdır. Bununla birlikte maden suyunun kaynak suyuna attığı fark öyle pek ahım şahım sayılmaz ve beslenmeye özel bir katkısı da olmaz.

GERÇEKTEN DE DERİMİZDE BÜYÜK ÖLÇÜDE SU BULUNUYOR MU?
Evet cildimizin yüzde 50 oranında su barındırdığı bir gerçek, ancak bu oran yaş ve cinsiyete göre değişebiliyor. Bebekler için yüzde 80'lere çıkarken, bu oran erkeklerde yüzde 60, kadınlarda ise yüzde 50 civarındadır. Derinin epiderm tabakasındaki su miktarı altderi tabakasına göre iki misli fazla olup, cildin parlak ve ışıltılı görünmesinde başrolü oynar.

BUNUN DIŞINDA VÜCUTTAKİ SUYUN BAŞKA İŞLEVLERİ VAR MIDIR?
Vücuttaki su, herşeyden önce acil durumlarda organizmanın yıkanmasını sağlayan bir rezervuar olarak devreye girer. Temel görevleri arasında vücut ısısını regule etmek ve cildi sağlıklı tutmak sayılabilir. Bu arada kozmetikçilerin suya neden bu kadar fazla önem verdiği de anlaşılıyor. Son yıllarda üretilen kozmetik ürünlerin içeriklerine bir bakmanız yeterli.

NEMLENDİRME SÜRECİ NASIL İŞLER?
Suyu içinde tüm hücrelerin yıkandığı bir sıvı olarak düşünürsek, su seviyesinin azalması halinde cildin neden kuruyup pul pul olduğunu anlamamız kolaylaşır. Ancak bu pek de sık görülen bir olay değildir. Vücuttaki tüm enzimatik ve immüniter sistemlerin görevlerini yapabilmesi için suya ihtiyacı vardır. Hücreler arası oluşumlar ve antiradikal enzimlerin oluşumu için de yine su gerekli derken, eksikliğinde ciltte gözenekler oluştuğunu da hatırlatmakta fayda görüyoruz.

SU İYİ BİR MAKYAJ TEMİZLEYİCİ OLABİLİR Mİ?
Özellikle yaz aylarında temizleme sütünüz ya da köpüğünüzü kullandıktan sonra bol suyla durulamanız cildinizin tazelenmesini sağlar. Özellikle içinde cildi soymaya yarayan küçük granüller bulunan köpükler cildi hem ölü hücrelerden, hem de tozlardan arındırmak için ideal.

Sıcak havada suyun önemi
Su , insan hayatı için nefesten sonra gelen en önemli öğedir. İnsan besin almadan haftalarca yaşayabilir ancak su olmadan ancak birkaç gün yaşanabilir.

Su , insan hayatı için nefesten sonra gelen en önemli öğedir. İnsan besin almadan haftalarca yaşayabilir ancak su olmadan ancak birkaç gün yaşanabilir. Vücut suyunun % 10 azalmasıyla yaşam tehlikeye girmeye başlar. % 20 si yitirildiğinde ise ölümle sonuçlanır.

İnsan vücudundaki su % 45-70 arasında değişir. Vücuttaki suyun görevleri oldukça fazladır. Besinlerin sindirimi , emilimi , vücut ısısının denetimi , eklemlerin kayganlığının sağlanması bunların belli başlılarıdır.

Yetişkin insan içeceklerle ortalama 1 litre , yiyeceklerle de 1.2 litre su alır. Sebze ve meyve gibi besinlerinde %85-90 ‘ı su olduğundan sıvı alımının bir kısmını bu yiyeceklerden karşılanır. Her insan 1 kalorilik yiyeceğe karşılık 1 gr. su almalıdır. Örneğin 2000 kaloriyle beslenen bir erkek ortalama 2 kg. sıvı almalıdır. İnsan vücudu günde ortalama günlük deri yoluyla 500 , akciğerlerle 300 , böbreklerden idrarla 1500 ve barsaklardan 200 ml. su kaybeder. Bu miktarlar iklim koşullarına , hastalık durumuna ve spor durumuna göre değişir. Vücuttaki su yoğunluğunun % 1 azalması bizde susama ihtiyacını doğurur . vücut suyunu fazla kaybettiğinde fiziksel performans azalır , konsantre olunamaz , baş dönmesi olur. Daha ileri kayıplarda baş dönmesi , kusma , kas spazmı ve aşırı yorgunluk görülür.

Kullanılacak suyun temizliği başka önemli bir konudur. Nereden nasıl geldiğini bilmediğimiz bir su söz konusu ise mutlaka 3-5 dakika kaynatılmalıdır. Aksi takdirde suyun içindeki mikroplar ağır hastalıklara neden olabilir. Kapalı sular bu anlamda daha güvenlidir ve tercih edilmelidir. Özellikle suyu içecek olan bir çocuksa daha da hassas olmak gerekir. Mikroba daha açık olduklarından hastalanma riskleri daha fazladır.

Bazı insanlar suyu tek başına içmeyi sevmeyebilir. Bu kişiler mutlaka tadları hoşuna gidecek bir sıvıyı tercih etmelidirler. Bu sıvı açık çay , limonata , bitki çayları gibi içecekler olabilir. Bu içeceklerinde kalorisi ve besin değeri önemlidir. Mesela sıvı ihtiyacını karşılamak için günde 1,5 litre asitli içecekleri içmekte sakıncalıdır. Yada hazır meyve suları çok şekerli ve boyalıdır. Onları da tüketmek gereksiz kilo alımına neden olur. Tabi ki en ideali bizim için sudur. Suya ulaşmak her zaman daha kolaydır. Küçük yudumlarla başlanıp giderek miktar arttırılabilir.

Bol sebze ve meyve tüketimi de yine güzel bir alternatiftir. Örneğin karpuzun % 95 ‘i sudur. Sofralarda bulunması hem kolay hem de ekonomiktir. Diğer sebze ve meyvelerin de olmasında yine fayda vardır. ,

Yazın özellikle ayran tüketilmesi tansiyonun düşmemesi içinde yararlıdır. Biraz tuzlu olmasının bir sakıncası yoktur. Ancak fazla tuz yarardan çok zarar verir. Günde 2-3 bardak yeterlidir. Hem kalsiyum ihtiyacımızı karşılar hemde sıvı ihtiyacını almış oluruz.
Tüm bu nedenlerden dolayı günlük sıvı ihtiyacı mutlaka tamamlanmalıdır.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerim...




ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın